Sahte E-Posta Nasıl Fark Edilir?
E-posta adresleri ve bu adresler üzerinden kurulan her türlü etkileşim, günümüzün olmazsa olmazları arasında yer alıyor. E-posta adreslerinin bugün itibariyle tıpkı cep telefonlarımız kadar önemli olduğunu söylesek, sanıyoruz abartmış olmayız. Dijital kimliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edebileceğimiz e-posta adresleri, modern çağın temel gereklilikleri arasındadır. Her yaştan kullanıcıya hitap eden bu teknoloji, bireysel olarak kullanılabileceği gibi e-ticaret, pazarlama, kurumsal iletişim gibi alanlar için de değerlendirilebilir.
Kurumsal e-posta adresleriniz hayatınız boyunca en az birkaç defa değişikliğe uğrayabilir; ancak şahsi adreslerinizi yıllar boyunca kullanmanız yüksek bir olasılıktır. Günümüzde e-posta adresleri, bireysel anlamda sayısız bilgi ile entegre durumdadır. Örneğin cep telefonu, kimlik, doğum yılı, doğum yeri ve hatta telefon rehberi gibi pek çok veri, bu adreslerle bütünleşmiş durumdadır. Hal böyle olunca e-posta adresleri için güvenlik, her zamankinden daha önemli bir konu haline dönüşmüştür. Bu durumu suistimal etmek isteyen kötü niyetli kişiler, sahte e-posta ya da fake e-posta adı verilen yöntemlerle kullanıcıları manipüle etmeye çalışmaktadır.
Hemen hemen tüm bireysel bilgilerinizi tek bir çatıda toplamaya başlayan e-posta adreslerinizi her zamankinden çok daha özenli bir şekilde korumak durumundasınız. Bunun için e-posta kutunuza gelen iletiler karşısında bilinçli hareket etmeniz gerekir. Peki sahte e-pota tam olarak ne anlama geliyor? Sahte e-postaları normal e-postalardan nasıl ayırt edebilirsiniz? Bu konuda ne gibi önlemler alınabilir? Gelin bu trend soruların yanıtlarına birlikte göz atalım.
Sahte E-Posta Nedir?
Son yıllarda özellikle evden çalışmanın yaygınlaşması ile beraber kurumsal ve bireysel düzeyde çevrimiçi iletişimin yoğunluğu da artmaya başladı. Gerek iş gerekse de profesyonel düzeyde kullandığınız e-posta adresleri, siber suçlar için önemli bir hedef haline gelmiştir. E-mail adresleri, sabah uyanmanızla birlikte ilk kontrol ettiğiniz alanların başında gelir.
Kimliğinize dair pek çok verinin bu adreslerde yer alması, siber suçlarda genellikle e-posta adreslerine odaklanılmasına neden olmaktadır. Sosyal medya hesaplarınız, banka hesaplarınız, sıklıkla vakit geçirdiğiniz ya da alışveriş yaptığınız çok sayıda site, istisnasız bir şekilde e-posta adresinizle entegre olmak zorundadır. Özel istisnalar hariç, bir e-posta adresine sahip olmadan günümüzde herhangi bir web sitesine üye olmak teknik olarak mümkün değildir. Bu şekilde bakıldığı zaman, e-posta adresinizin en değerli dijital varlık olduğunu net şekilde ifade edebiliriz. Bu adresler potansiyel anlamda çeşitli tehlikelerle karşı karşıyadır.
Söz konusu tehditlerin odak noktasında yer alan e-postaları “sahte e-posta adresleri” olarak tanımlayabiliriz. Sahte e-posta adresleri genellikle spam mesajları ile karıştırılır. Oysa güvenli bir kurum üzerinden de zaman zaman spam kutunuza düşebilecek mailler alabilirsiniz. Sahte e-posta adresleri ise çeşitli yaratıcı yöntemlerle oluşturulan içerikler sayesinde sizi manipüle etmeye/yönlendirmeye odaklıdır.
Sahte E-Posta Adreslerine Dair Göstergeler
Sahte ya da fake olarak adlandırabileceğimiz e-postalar, bize maddi ve manevi anlamda ciddi zararlar verebilir. Bu konuda bilinçli şekilde hareket etmek ve emin olmadığımız kaynaklardan gelen bağlantılara itibar etmememiz gerekir. Bu süreçte siber suçları işleyen kişilerin en çok kullandığı yöntem “oltalama” şeklinde de anılan “phishing” yöntemidir. Bu yöntemde dolandırıcılar, rastlantısal biçimde hesaplara mail yollayarak çevrimiçi biçimde saldırılarını gerçekleştirirler.
Burada kullanıcıların kolayca manipüle edilebilmesinin nedeni, e-postanın kurumsal bir işletmeden geldiği izleniminin yaratılmasıdır. Örneğin kullandığınız bankacılık sisteminin mail adresi, logosu vs. bu iletilerin içerisinde taklit edilebilir. Bu tip e-postalarda bir bahane ile giriş bilgileriniz ya da kişisel bilgileriniz talep edilir. Hesapların güncellenmesi ya da güvenlik adımı gibi gerekçelerle sizi yönlendirmek isteyebilirler. Bu iletilerde büyük ölçüde yönlendirici bir URL bağlantısı ile karşılaşırsınız. İşte o bağlantı, güvenli ve orijinal bağlantı gibi görünse de esasen sizi büyük bir tehlike ile karşı karşıya bırakabilecek olan bağlantının ta kendisidir.
Eğer bir anlık dalgınlık ya da dikkatsizlikle güvenli olduğunu düşündüğünüz bu bağlantıya tıklarsanız, phishing saldırganlarının istedikleri ilk adımı atmış olursunuz. Açılan bu sayfada sizden mutlaka kişisel bilgileriniz talep edilecektir. Phishing yönteminde çoğunlukla bir web sitesinin şifresi, kimlik numarası ya da kredi kartı bilgileri istenir. Resmi bir kurumdan geldiğini düşündüğünüz için de asla şüphe etmezsiniz ve bilgilerinizi bu alana girersiniz. Böyle bir senaryoda tüm bilgilerinizin ele geçmesi saniyeler içerisinde gerçekleşir.
Sahte e-posta adreslerinde bazı göstergeler oldukça güçlüdür. Kullanıcı olarak bu göstergeleri aklınızdan çıkarmadığınız takdirde, söz konusu iletileri ciddiye almaz ve engellersiniz. En yaygın göstergeleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Yanlış olan e-posta adresleri
- Bariz dil bilgisi sorunları
- Bireysel bilgilerin talep edilmesi
- Tehdit içeren başlıklar
E-Posta Adresinizin Hack’lendiğini Nasıl Anlayabilirsiniz?
Bilgisayar korsanları tarafından denenen dolandırıcılık yöntemlerinin sizde karşılık bulduğunu düşünelim. Hangi yöntemle olursa olsun, bu tip bir saldırıya maruz kaldığınızı anlamanız genellikle uzun sürmeyecektir. E-posta adresinizin hack’lendiğini anlamanız için birkaç basit ibare söz konusudur.
Örneğin sizin tarafınızdan atıldığı iddia edilen çok sayıda spam, çevreniz tarafından bildirilebilir. Listenizde yer alan pek çok kişiye spam ya da garip içerikler barındıran mesajların gönderilmesi güçlü bir olasılıktır. Yakın çevreniz muhtemelen bu tip mesajlar konusunda sizinle iletişime geçeceklerdir.
E-posta adresinizin hack’lendiğini anlamanın en basit yolu, esasen cep telefonu ya da bilgisayarınız üzerinden hesabınıza ulaşamamaktır. Ele geçirilme işleminden hemen sonra bu tip dolandırıcılar genellikle vakit kaybetmeden şifre değişikliği işlemini gerçekleştirirler. Bu nedenle e-posta adresinize her zamanki şifrenizle girmeye çalıştığınızda bir hata mesajı ile karşılaşacaksınız. Sistem size, eski bir şifreyi girmeye çalıştığınızı söyleyecektir.
Eğer şifreniz değiştirilmediyse ve bir şekilde hesabınızı görüntülemeye devam ediyorsanız, hemen gönderilen iletiler alanına tıklamalısınız. Bu alanda gün içerisinde, arka arkaya atılmış yüzlerce e-posta ile karşılaşmanız güçlü bir olasılıktır. Aynı şekilde silinen ve çöp kutusu alanına yollanan eski iletileri de mutlaka gözden geçirmelisiniz.
E-posta adresiniz başkalarının eline geçtikten sonra aynı günlerde kullandığınız pek çok siteden şifre yenileme talepleri gelebilir. Bilgisayar korsanları, kullandığınız pek çok sitedeki bilgilere erişim sağlamak istedikleri için şifre değiştirme talepleri oluşturmaktadır. Gelen kutunuzda bu tip mesajların olup olmadığına mutlaka dikkat etmelisiniz.
Böyle zamanlarda güvenliğinizi artırmak adına çok hızlı davranarak güçlü ve karmaşık yapıda, yeni bir şifre oluşturmalısınız.
As your budget progresses and evolves, continue referring to your SMART objectives. Stay focused and remember your goals – they will always inform what your next step will be!
Kurumsal E-Posta Ne İşe Yarar, Neden Gerekli?
Dijital dönüşüm süreçleri kapsamında küçük ya da büyük fark etmeksizin hemen hemen tüm şirketler işlerini büyük ölçüde dijital ortama taşımış durumda. Dolayısıyla hem ticari faaliyetler hem de kurumsal ilişkiler artık e-postalar üzerinden ilerliyor. Hem iş yaparken hem de kurumsal ilişkiler kurarken bireysel bir e-posta kullanmak marka imajını olumsuz etkiliyor. Bu durumun önüne geçmek, profesyonel bir görünüm yaratmak ve olumlu bir etki bırakmak için mutlaka kurumsal mail adresleri kullanmak gerekiyor.
Kurumsal E-Posta Kullanmak Neden Önemli?
Günümüzde tüm şirketler, şirket adını içeren kurumsal e-posta adresleri kullanarak çok daha profesyonel bir görünüm yaratıyor. Bu durumun şirketler açısından pek çok avantajı bulunuyor. Örneğin; eğer kurumsal bir şirketseniz ve kurumsal olmayan bir e-posta adresi kullanıyorsanız, bu durum iş bağlantılarınızı kaybetme riskini de beraberinde getirir. Gmail, Hotmail ya da Yahoo gibi servis sağlayıcıların mail adresini kullanarak kurumsal bir imaj yaratabilmeniz mümkün değildir.
Bir diğer yandan sosyal medya hesapları ya da çeşitli online mecralarda kullandığınız bir mail adresini kurumsal olarak kullanmaya başlarsanız, mail kutunuz işinizle ilgili olmayan pek çok mail ile dolacaktır. Hatta bu durum mail hesabınızın spam mailler almasına bile neden olabilir. Bu yüzden mail hesabınızın yalnızca işinizle ilgili mailler alması gerekir. Eğer bireysel hesabınızı kurumsal olarak da kullanırsanız, işle ilgili bir maili gözden kaçırmanız ve iş bağlantılarınız ile ilgili sorun yaşamanız muhtemeldir. Ayrıca kurumsal maksatlarla kullanılmayan mail adreslerinin mail kutuları son derece dağınık bir halde olacaktır. Bireysel mailler ile kurumsal iletilerin birbirine karışması, iş süreçlerini doğru şekilde yönetmenize de engel olur.
Herhangi bir işle ilgili olarak bir teklif vermeniz gerektiğinde, bunu bir kurumsal mail aracılığıyla yapmanız önemlidir. Çünkü teklif vereceğiniz firma ya da kurumlar, bireysel e-posta adreslerinden gelen tekliflerdense, kurumsal e-posta adreslerinden gelen tekliflere daha sıcak bakarlar. Bu da doğrudan kurumsal başarınızı etkileyen bir faktördür. Yani kullandığınız mail adresi kurumsal olarak, başarı elde şansınız da o kadar yüksek olur. Sonuç olarak siz bir işi ne kadar doğru yapıyor olursanız olun, profesyonel bir görünüm yaratmadığınız sürece müşterilerinizi etkileme şansınız yok denecek kadar azdır. Nitekim kurumsal bir e-posta adresi kullandığınız sürece, her zaman bir adım öndesiniz demektir.
Kurumsal E-Posta Hizmeti Alırken Disk Alanı Önemli mi?
Mail hesabınıza düşen maillerin saklanabilmesi için belirli bir disk alanı gerekir. Özellikle fotoğraf, video ya da çeşitli dosyalar içeren mailler disk alanı üzerinde önemli bir yer kaplar. Bugün yaygın olarak kullanılan ücretsiz servis sağlayıcılar kullanıcılarına son derece kısıtlı bir alan sunar. Maillerin saklanması için sunulan alanın kısıtlı olması, mail kutusunun çok kısa bir süre içinde dolmasına neden olur. Mail kutusunun dolması da müşterilerinizden gelen maillerin kabul edilememesi, bazı maillerin gözden kaçması ve müşteri ilişkilerinin ya da iş bağlantılarının zarar görmesi anlamına gelir. Bu yüzden kurumsal e-posta hizmeti alırken sunulan disk alanının geniş olduğundan emin olmanız gerekir.
Bir diğer yandan sahip olacağınız bu disk alanı ihtiyacınız olan dosyaları online olarak saklamanıza yardımcı olur. Bu da hem telefon hem de bilgisayar alanlarından tasarruf etmenizi sağlar. Özellikle telefon üzerinde yer kaplayan büyük dosyalar iş için kullandığınız telefonların yavaşlamasına neden olabilir. Bu da aynı zamanda işinizin de yavaşlaması demektir.
- Şahıs işletmeleri ve bireysel kullanım için 1 adet e-posta
- Küçük ölçekli işletmeler ve küçük ekipler için 5 adet e-posta
- Orta ölçekli işletmeler ve kobiler için 10 adet e-posta
- Orta ve büyük ölçekli işletmeler için 25 adet e-posta
- Büyük ölçekli işletmeler ve kalabalık ekipler için 50 adet e-posta
Marka Tescili Nedir, Marka Tescil Belgesi Nasıl Alınır?
M
arka tescili; bir kişiye veya işletmeye ait ürün veya hizmetlerin diğerlerinden ayırt edilmesini sağlamak ve bir markanın sahip olduğu tüm haklara hukuki koruma sağlamak amacıyla tescil işleminin yürütüldüğü resmi bir süreçtir.
Bir teşebbüs veya şahsa ait olan ürün veya hizmetin özelliğini belirterek diğer işletmelerden ayırt edilebilir hale getirmek ve tüketici nezdinde karışıklıklara yol açmak amacıyla yapılan marka tescili, marka sahibine tanınan hakların korunması bakımından çok önemli bir yere sahiptir.
Marka; koruma kapsamının açık ve net olarak sicil kayıtlarında gösterilebilir olması şartıyla sözcükler, sayılar, şekiller, renkler, sesler ve ürünlerin ambalaj şekilleri dahil olmak üzere her türlü simgeden oluşabilir.
Markalara kimlik kazandıran tescil işlemleri, marka olabilecek işaret ve sembollerin ait olduğu işletme veya kişilerin belirlenmesi ve markaların üçüncü kişiler tarafından kullanılmasını engellenmesi amacıyla yapılmaktadır. Marka başvurularının yapıldığı ve sonunda tescil belgesinin verildiği tek yetkili kuruluş ise “Türk Patent ve Marka Kurumu”dur.
Türk Patent ve Marka Kurumu’na marka koruması için başvuru yapılırken bu alanda faaliyet gösteren yetkili kurumlara vekalet verilerek süreç başlatılabilir. Marka tescil sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesi amacıyla başvuru yapılmadan önce marka sınıflarının belirlenmesi ve başvuruya üçüncü kişiler tarafından itiraz gelmesi halinde savunma yazılması gibi durumlarda yetkili kurumların rolü büyüktür. Tescil sürecinin sona ermesinin ardından marka, kanunlar çerçevesinde korunmaktadır.
Marka Tescilinin Faydaları Nelerdir?
Bir fikir veya ürün, ortaya çıktığı ilk andan itibaren koruma gerektirmektedir. Bu husus, üzerinde önemle durulması gereken ve hak iddia edebilmek adına gerekli olan bir prosedürdür. Bir teşebbüse ait hizmet veya malların diğer teşebbüslerinkinden ayırt edilmesini ve tam olarak korunmasını sağlamak, tescil ile gerçekleşir.
Sınai Mülkiyet Kanunu’nda koruma altına alınan marka üzerinde üçüncü kişilerin hak ileri sürebilmesi veya kullanabilmesi tescil işlemi ile engellenmektedir. Markanın tescil edilmesi, marka hakkı sahibine geniş bir koruma sağlamaktadır. Günümüzde işletme sayısının çoğalması, benzer isimlerin veya logoların kullanılması gibi pek çok durum haksız rekabete yol açmaktadır. Müşteriler nezdinde tanınan ve bilinen markaların yarattığı güven ortamından haksız kazanç elde etmek isteyen bazı teşebbüsler mevcut. Bu gibi durumlarda marka tescilinin önemi, yalnızca markaya ait sembollerin taklit edilmesinde değil, aynı zamanda olası her türlü hukuki duruma karşı koruma sağlaması nedeniyle de önem kazanıyor.
- Marka tescili, markaya geniş kapsamlı bir koruma sunmasının yanı sıra tescilli marka ile ayırt edilemeyecek benzerlikte olan markaların tescil edilmesini ve kullanılmasını önler. Tescil işlemi sayesinde özgün bir kimlik kazanan marka, müşteriler tarafından rahatlıkla ayırt edilebilir.
- Kullanıcıların gözünde güven oluşturan tescilli marka, değerini arttırarak tercih edilebilir konuma gelir.
- Olası marka ihlallerine karşı marka hakkının ileri sürülmesi için tescil gereklidir. Tescilsiz markalar yalnızca haksız rekabete ilişkin dar bir korumadan faydalanabilmektedir.
- Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi yasal yollara başvurarak tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazminini talep edebilir. Ayrıca, marka sahibi markaya tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde kullanılan cihaz veya araçlara elkonulmasını isteyebilir.
- Marka hakkını ihlal eden kişiler hakkında ceza soruşturması başlatılmasının talep edilmesi ve “com.tr” uzantılı domain alınması gibi birçok durumda marka tescili büyük önem arz etmektedir.
- Devlet teşviklerinde ve kalite belgelerinde tescil edilmiş bir marka, bu gibi imkanlardan yararlanabilmektedir. Tescilli bir marka kurumsal bir kimlik kazanmış olur ve devletin sağladığı teşvik programlarından faydalanma hakkı sağlanır. Ayrıca marka tescili sayesinde ISO kalite belgesi ve CE belgesi gibi sertifikalar edilebilir. Bu sayede marka, ulusal ve uluslararası alanda prestij yakalama imkanı bulur.
- Tescilli bir markanın tüm hakları marka hakkı sahibine ait olduğundan, tescili yapan taraf lisans verme hakkını da elde eder. Bunun sonucu olarak, marka hakkı devredilebilir ve miras bırakılabilir hale gelmektedir.
- Son olarak, marka hakkı koruması 10 yıl süreyle geçerli olur. Ancak, koruma süresi 10’ar yıllık periyotlarla uzatılabilir. Tescil süresi bitiminden sonra 6 ay içinde tescil için yenileme başvuru yapılmamışsa 6. ayın sonunda marka tescil hakkını kaybetmiş olur.
Marka Tescili Neleri Kapsar?
Marka tescili, bir işletmenin ürün, hizmet veya ticari olarak kullanılan sembollerin yasal olarak koruma altına alınmasıdır. Tescil kapsamı; markanın kullanmış olduğu her türlü logo, işareti veya sembolü içerebilir. Marka olabilecek işaret arasında kelimeler, logo ve şekiller, renkler ve harfler yer alır. Ayrıca işaretler, ses veya koku gibi duyusal özelliklere sahip de olabilir. Tüm bu işaret ve semboller marka tescili kapsamına girmektedir.
Marka tescili, marka sahibine geniş bir koruma kapsamı çizer. Öncelikle, tescil edilen bir marka aynı veya benzer işaret, mal veya hizmetlere karşı diğer işletmelerin marka hakkı elde etmesini engelleyebilmektedir. Bunun yanı sıra, ileride meydana gelebilecek her türlü ihlalin önüne geçilmesi marka tescili ile sağlanır.
Marka koruması, her türlü ürün veya hizmeti kapsarken ticari olarak da koruma sağlar. Bir işletmenin diğer işletmelerden ayırt edilebilir nitelikte olması marka tescili ile sağlanır. Tescilli bir marka, benzer işaretler kullanarak tüketiciyi yanıltmaya ve bunun sonucunda marka sahibinin itibarını zedelemeye çalışan işletmeler için hukuki bir koruma kalkanı görevi görmektedir.
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilen markalar yalnızca Türkiye sınırları içinde korunmaktadır. Bu açıdan tescilin kapsamı ülkesel olup yalnızca tescil edildiği ülkede geçerli olmaktadır. Eğer marka sahibi, markasının uluslararası alanda koruma altına alınmasını isterse faaliyet göstermek istediği ülkeye tescil başvurusu yapmalıdır.
Tüm MARKA TESCİLİ işlemlerinizde yanınızdayız.





